Yaparak Yaşayarak Öğrenme

21. Yüzyılın Liderlerini yetiştirmek için yola çıktık.

Yaparak - Yaşayarak Öğrenme

[ Learning by doing and living ]

Anaokulumuz  Milli Eğitim Bakanlığına bağlı, yeşillikler içinde, Panorama  Mimarlık tarafından özel dizayn edilmiş, çocuklarımız için tüm olanaklar sağlanmıştır. Geniş  sınıflar,  kullanışlı  ve  havadar  koridorlar,   "Active Living" için  hazırlanmış  spor  salonu, farklı  kullanım parkurlu  bahçe  yapısı,  topraklı  ve  topraksız   serası, özel tasarım cephe konsepti ile çocuklarımızı geleceğe hazırladığımız eğitim yuvasıdır.

 

Eğitim  dört duvardan fazlasıdır. En kalıcı  öğrenme ve   bilgi, “yaparak  -  yaşayarak (deneyim  kazanarak)  gerçekleştirildiğine inanıyoruz. Sistem; öğretmen merkezli olmaktan çıkıp, tamamen öğrenci merkezli eğitime geçmekle bütünlük  kazanır. Kalıcı öğrenmenin  temeli de budur. L.EG.O  Anaokulu  olarak;  21. yüzyıla  uygun eğitim  sistemini  yeniden oluşturduk. Eğitimimizin bir parçası olan farklı deneyimler Maker Atölyemizde, Active Living beden  eğitimi  derslerimiz  spor  salonunda, İngilizce derslerimiz  İngilizce  sınıfında  işlenmektedir. Ayrıca geçmişi yansıtan odamızda da etkinlikler yapılmaktadır. ”Bir kere görmek, Bin kere duymaktan iyidir“ ( japon  atasözü )

Yaparak - Yaşayarak öğrenen öğrencilerin zihinlerine giden en iyi yolun bireysel beceri aracılığıyla olduğuna inanıyoruz.

Bunun sonucunda;

  • Soyutlamadan ziyade deneyim yoluyla bilgi edinirler.

  • STEAM konularında daha iyi performans gösterirler.

  • Doğal işbirlikçidirler.

  • Ayrıntıları daha iyi tespit ve analiz ederler.

  • Öğrencilerin odaklanmalarına yardımcı olur.

  • Öğrenme yaratıcılığını tetikler.

  • Hayal gücünü geliştirir.

  • Merak duygusunu harekete geçirir.

  • Bugünün yaparak ve yaşayarak öğrenen çocukları, yarının liderleridir.

Neden İngilizce Öğrenemiyoruz?

Dünya genelinde anadili İngilizce olmayan yaklaşık 1.3 milyon kişinin katılımıyla gerçekleştirilen bir araştırma, ülkemizin İngilizce konusunda ne durumda olduğunu gözler önüne seriyor. İngilizce'ye dair en çok kurulan cümlenin 'anlıyorum ama konuşamıyorum' olduğu  güzide ülkemiz, Education First adlı dil okulunun tüm dünyada 1.3 milyondan fazla insanla gerçekleştirdiği bir araştırmanın sonucuna göre  88 ülke arasında 73. sırada yer alıyor. Ülkemizin geçtiğimiz yıl aynı listede sıralaması 62'ydi, 2012 senesinde ise listede 32. sırada yer alıyorduk. 2012 senesinden bu yana  yaşanan sürekli düşüş,             yabancı dil öğretme ve öğrenme  konusunda hayli başarısız olduğumuzu  gösteriyor. Yine aynı araştırmaya  göre ülkemizde İngilizce seviyesinin en yüksek olduğu üç il ise sırasıyla Ankara, İstanbul ve İzmir. Milli Eğitim Bakanlığı müfredatına göre 12 yıl (4+4+4) eğitim gören bir öğrenci, Üniversiteyi de bitirdikten sonraki İngilizce düzeylerini ölçümlendirdiğimizde görüyoruz ki, sadece sınav geçme İngilizcesi olduğu anlaşılmaktadır. Bu da ilk önce sistem,  sonra da  öğrencilerin  İngilizceyi ne kadar öğrenmek istemesiyle alakalıdır.

 

L.EG.O anaokulu olarak; sistemin dezavantajlarının farkında olduğumuz için  öğrencilerimize, “Eğitim İngilizcesi” değil de “Edinim İngilizcesi” programını hazırladık. Amacımız, 21. yüzyılda dakikalar  içinde  dünyanın herhangi  bir ülkesine, iline, kasabasına, hatta  köyüne  varana kadar ulaşılabildiği düşünülürse, dünyanın  evrensel dil olarak kabul ettiği  İngilizcenin ne kadar önemli  olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda ilk önce soruna tanı konulması gerekmektedir.

 

TANI: 1.sınıfa başlayan bir öğrencinin İngilizce kitabını incelediğimizde, tamamen İngilizce gramerine göre oluşturulmuş, öğrenciye İngilizcenin sevdirilmesi amaçlanması gerekirken, katı kuralların olduğu tezi ile öğrenciler İngilizceyi öğrenme değil de, görev olarak  görmelerine yol açmaktadır. Bu da 12 yıl olan  eğitim sistemimizde değişmeden devam etmektedir.                                  

ÇÖZÜM: Anaokulundan başlayan öğrencilerin gramer kuralları olmadan  (hatta öğrenciye kuralların olduğundan hiç bahsetmeden) uygun koşullar sağlanabiliyorsa yabancı öğretmen eşliğinde, dersi  eğlenceli hale  getirerek ( oyunlaştırarak ), geleceğe  dönük  bilgiler verilerek İngilizcenin aslında bir ders olmadığını, tüm dünya  insanlarının ortak dili olduğunu  örneklerle (film, müzik, spor, ticaret, siyaset vs. anlayabilecekleri şekilde)  anlatılması  gerekmektedir. Yarış atının start verilmesiyle  yarışa başlaması  gibi eğitime  başlayan öğrencilerimize  ve ülkemize  haksızlık  yapmamalıdır  (Dünyanın hiç bir ülkesinde  1. sınıfa başlayan  öğrencilerimize,  ilk  yarı dönemde “okuma bayramı” düzenlenmesi, zaten sistemin baştan sorunlu olduğunu göstermektedir).

 

L.EG.O Anaokulu olarak İngilizce eğitimine bu düsturda bakıyor, öğrencilerimizin İngilizce eğitimi altyapısını oluşturacağımızın sevincini ve gururunu yaşıyoruz. L.EG.O Anaokulunda çocuklarınız emin ellerde!..

 

Beden Eğitimi ve Çocuk​

Yaşamımızda gelişimin en hızlı olduğu ve hayatımızın temellerinin atıldığı 0-6 yaş dönemde yaşanılan, öğrenilen, yapılan her şeyin önemi büyüktür. Okul öncesi dönemde çocukların aldıkları eğitimin yanı sıra beden gelişimlerini de desteklenmesi gerekir. Okul öncesi dönemde yapılan beden eğitimi hem çocuğun beden gelişimine katkıda bulunurken  hem de birçok gelişim alanını da etkilemektedir.

 

Beden eğitiminin çocuğun gelişimine olan katkılarını incelediğimizde ise;

* Çocukta kendi yaşamı için fiziksel aktivite alışkanlığı kazandırır.

* Kas kuvveti, dayanıklılık, koordinasyon, esneklik, ve çeviklik gibi temel becerileri geliştirir.

* Çocuğa düzgün duruş alışkanlığı kazandırır.

* Küçük ve büyük kas motor gelişimini destekler ve geliştirir.

* Arkadaşlarına ve oyun kurallarına saygı göstermeyi, yenilgiyi ve başarıyı  kabullenmeyi öğretir, hoşgörü ve işbirliği kazandırır.

* Dikkat ve düşünceyi bir noktada toplama,  problem  çözme, yaratıcılık ve hayal  gücünü  kullanma  yeteneğini geliştirir.

* Saldırganlık dürtüsünün olumlu yönde kanalize edilmesini sağlar.

* Çocuğun olumlu benlik gelişimini destekler.

* Çocuğun motor işlemleri  başarma yeteneği hakkında  bilgi sahibi olması ve bu yetenekleri  hissetmesi, benlik kavramının çok       önemli bir parçasıdır. Oyun ve hareket etmenin verdiği sevinç, heyecan ve başarıyla bitime gibi deneyimler çocuğun kendine       olan güveninin gelişmesinde yardımcı olur.

* Çocuğun bedenini ve gücünü algılaması, güç kontrolünün sağlaması, davranışlarının da kontrolünü sağlar ve benlik algısını         olumlu etkilemektedir.

* Beden eğitimi çalışmalarında çocuğun bedenini daha iyi tanır.

* Yönerge takip becerilerini geliştirir.

* Çocuğun kavram gelişimini desteklemek ve yön duyarlılığı kazanması için fırsat yaratır.

* Çocuğun bireysel ve grup etkinliklerinde aktif rol almasını ve uyum sağlamasını destekler.

* Okul öncesi dönemde beden eğitiminin çocuğun gelişimine  katkılarının yanı sıra  düzenlenerek  uygulanması da önemlidir. Bu     süreçte okul  faaliyetlerinin  yanı  sıra  ailelerin de bu süreci desteklemeleri önemlidir.  

 

Ailelerin dikkat etmesi gereken noktalar ise;

* Evde gün içerisinde beden gelişimini destekleyen, denge ve beceri gerekliliği olan etkinlikler yapabilirler.

* Evin içerisinde  kendilerine  hareket  parkuru  oluşturabilir.  Sıra ile o parkurda  oyun ile beden eğitimi etkinliği yapabilirler.

* Denge tahtasında yürüme, denge tahtasında elinde bir nesne ile yürüme, denge tahtasında sürünerek yürüme v.b. etkinlikler         yapılabilir.

* Hareket parkurunda ise renkli kartonlardan yararlanarak  sıçrama, sürünme, adımlama, ger geri yürüme, çapraz yürüme ile           renklere göre kategorize ederek hareketler ayırabilir. Eğlenceli bir beden eğitimi etkinliği yapabilirsiniz.

 

Evde beden eğitimi etkinliği için parkurlar hazırlayarak oyunlarla birleştirmeniz çocuğunuz ile iletişiminizi arttırır ve birlikte süreci paylaşmanız ilişkinizi güçlendirir. Bununla beraber  çocuğunuzun gelişim alanlarını da desteklenir. Unutulmamalıdır ki sağlıklı bir bedene sahip olmak için spor hayatımızın içinde olmalıdır. Alışkanlıklarımızın temelleri ise çocukluğumuzda atılır.  Bu nedenle okul  öncesi dönemde  beden eğitimi ve spor çocuklarımız için çok önemli ve değerlidir.

 

Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı

Pedagog Gözde ERDOĞAN

Planlarımız

Yaparak - Yaşayarak öğrenme sistemimize paralel, bütün yıl boyunca kullanacağımız eğitim planlamasını üç bölümde listeledik.

Özel Plan

Somut Dönem

Bu dönemde amaçlanan eğitime geçmiş, kendine güvenen, kendisini özgürce ifade edebilen, bilinçli, hedefleri olan, planlı, büyük düşünen bireylerin yanında sağlıklı beslenen, başkalarına yardım eden, hatala-rıyla yüzleşen, affedebilen bireyler, eğitim sistemimizin somut planını oluşturmaktadır. Bu başarıya ulaşabilmek için belirlediğimiz hedeflere yönetim, öğretmenlerimiz ve öğrencilerimizle birlikte yol alacağız.

Temel Plan

Oryantasyon

İlk defa eğitim hayatına başlayacakları bu dönemde okulla olan bağının olgunlaştırılma-sı amaçlanmaktadır. Bu dönemde Öğretmen - Öğrenci - Veli üçgeninde koordinasyonun sağlanması, aileden ayrı kalacağı zamanların nasıl kaliteli bir zaman geçireceği, eğitime adım attıkları bu dönemde geliştirilmiş planın altyapısının hazırlanması öngörülmektedir.

Geliştirilmiş Plan

Soyut dönem

Bu dönemde detaylı materyaller kullanılarak,

sağ ve sol beyin aktivite etkinlikleri, beden eğitimi dersi ile  vücut esnekliği ve çift lob analiz dersleri, nesnelerin analizleri, mater-yal - analiz - sonuç etkinlikleri, evrensel de-ğerler dersleri ile kurallar analizi gibi etkinlik-lerle soyut dönem çalışmalarının öğrencile-rimize kattığı eğitimin farkı gözle görünür derecede etki etmekte ve somut döneme geçişe etkilidir.